SIZIN KOSENIZ

Yazan  Umut Ahmet Tarakcı Cuma, 04 May 2012 00:00
Öğeyi Oyla
(7 oy)

Mutluluk öğreniliyor mu?

 

Meslek gereği, bugünkü dünya düzeninin baş aktörü Amerika başta olmak üzere, aynı kültürü paylaşan, İngiltere, Kanada ve Avustralya’ya gittim. Bu ülkelerde yaşayan insanların, çoğunlukla hallerinden memnun olduklarını, yüzlerini güldüğünü değerlendirdim. Kendi yaşadıkları toplum içinde çok zengin olmasalar da hayata pozitif bakabilme becerisini gösteriyorlar ve çok az şikâyet ediyorlar.

 

Sonra bir de Türkiye’de ki vatandaşlarıma baktım. Ne kadar çok problemimiz var; kime merhaba desek; dert dinliyoruz. Ne kadar çok yakınma var. Çocuklar bile daha ana sınıfından başlıyorlar yakınmaya; kimden öğreniyorlarsa 

 

 

 

 

 

İnsanlar çözümü kendi ellerinde olmayan olaylara bile sürekli üzülüyorlar;

 

o  Politik olaylara,

o  Maç sonuçlarına,

o  Başkalarının kavgalarına veya söylediklerine,

o  Kendi gibi düşünmeyenlere,

o  Bozuk giden işlere,

o  Yazarlara.

 

Böyle şeylere üzülmenin anlamsız olduğunu söylediğimde aldığım cevap aynı; -elimde değil; üzülüyorum. – İnsanız biz, hem sevineceğiz, hem üzüleceğiz. 

 

Gerçekten bu kadar kesinlikte doğru mu bu saptama? İnsanız biz! Bu Amerikalılar da insan. 

Onlar neden böyle şeylere üzülmüyorlar? Amerikalılar duygularını mı bastırıyorlar? 

 

Hayır: Amerikalılar en küçük moral bozukluğunda psikolojik yardım alıyorlar: Yani hiç de saklamıyorlar mutsuz olduklarını. Bir şey canlarını sıktı mı, hemen çözüm üretmeye çalışıyorlar. Baktı olmadı destek alıyorlar. 

 

Biz de seviniyoruz kendi kendimize; bir nevi gariban avuntusu: Amerika’da herkes hasta, psikolojik tedavi görüyor… İşin gerçeği onlar bir sorunları olduğunda hemen önlem alıyorlar. O yüzden psikiyatr, koç, danışman vb. sayısı bizimle kıyaslandığında oldukça yüksek çıkıyor.  

 

Kolombiya Üniversitesi tarafından her yıl yayınlanan “Dünya Mutluluk Raporuna” göre dünyanın en mutlu ülkesi girişimcilik ve fırsat eşitliğinde dünya birincisi kabul edilen Danimarka. 

 

Türkiye, listede 78. Sırada. Listede ABD 11. sırada, İngiltere 18, Fransa 23. ve Suudi Arabistan 26. sırada bulunuyor. 

 

İlk on mutlu ülke şöyle sıralandı:

 

1. Danimarka

2. Finlandiya

3. Norveç

4. Hollanda

5. Kanada

6. İsviçre

7. İsveç

8. Yeni Zelanda

9. Avustralya

10. İrlanda

 

Listeye göre en mutsuz 10 ülke, şöyle sıralanıyor:

 

1. Togo

2. Benin

3. Orta Afrika Cumhuriyeti

4. Sierra Leone

5. Burundi

6. Haiti

7. Tanzanya

8. Kongo

9. Bulgaristan

10. Gürcistan

 

Ekonomi ve beklentiler bu sıralamanın oluşmasında en büyük etken. Bence önemli bir etken daha var: Biz çocuklarımız “Nasıl Mutsuz Olunacağını” öğretiyoruz.  Hep yakınan, hep dert yanan, hep olumsuzluklardan bahseden büyükler olunca çocuklar da bize benziyorlar. 

 

Bu durumda çok önemli bir görev düşüyor büyüklerin üzerine: Çocuklarımıza ve gençlerimize söz ve davranışlarla örnek olmak. Şikayet kültüründen, yapıcı ve öğrenen kültüre geçmek. 

 

Yazıyı bitirirken bir de güzel haber vereyim. 2006 yılı mutluluk raporunda Türkiye 133’üncüymüş. Çok iyi yol almışız.  

 

Umut Ahmet TARAKCI
House Of Human Eğitim, Koçluk, Danışmanlık'ta Girişimci
Değişim yönetimi ve iletişim uzmanı, kaptan, yazar, konuşmacı ve koç. 

 

Sevgiyle kalın, SEFERALEM ile keşfetmenin tadını çıkarmayı unutmayın!

 

Okunma 687 defa Son Düzenlenme Pazar, 15 Temmuz 2012 19:52

6 yorum

  • Yorum Linki Fa Tih Persembe, 02 Agustos 2012 23:07 yazan Fa Tih

    mesele; mutluluğu dışarıda aramak değil, içimizde aramak....

    Raporla
  • Yorum Linki Umut Ahmet TARAKCI Pazartesi, 09 Temmuz 2012 01:05 yazan Umut Ahmet TARAKCI

    Yorumlarıyla katkıda bulunanlara teşekkür ederim. Mutluluğun bakış açısında gizli olduğunu yorumlarınızdan bir kez daha anlamış durumdayım. Mutlu Kalın.

    Raporla
  • Yorum Linki Mustafa Bayındır Pazar, 03 Haziran 2012 02:45 yazan Mustafa Bayındır

    güzel yazı için teşekkürler... diyeceğim tek şey var: mutluluk kişinin içinde, yapılması gereken tek şey onu bulup çıkarmak. işte bu kadar basit!

    Raporla
  • Yorum Linki Barbaros Yurttagül Pazartesi, 07 May 2012 23:55 yazan Barbaros Yurttagül

    Bence mutlu olmak için ya çok fakir olacaksın ya da çok zengin. Ortada kalırsan (memur vb.) sürekli şikayet halinde geziyorsun. Fakir olursan nelerin güzel olduğunu tatmadığın için bir arayışa da girmiyorsun

    Raporla
  • Yorum Linki zmksc Pazar, 06 May 2012 23:17 yazan zmksc

    yazıyı okuduğumda çoğu hususların gerçekçi yaklasımları ıcerdıgını gordum. nedır bunlar? mutlu olmayı bılemememız, koc yardımı hatta psıkolojık yardım almayı bu cagda hala yadırgamamız ve bunun bır hastalık oldugunu ve tedavı gerektırdıgını kabul etmememız; yada toplumun az bır kesımının bunu kabul etmesı. Kendını sureklı mutsuz, basarısız ve toplumdan soyutlanmıs hısseden ınsanlar önce koc, asamadıkları taktırde ıse psıkolojık destek almalılar. ınsanların dert yanmalarının ulkelerınde gelısen yada cevrelerınde gelısen olaylardan cabuk etkılenmelerınden dolayı ortaya cıkan huzursuzluk ve endıseden kaynaklandıgını degerlendırıyorum. Oysa kendını mutlu hısseden ve sıkayet yada yakınma gıbı durumları olmayan ulkelere goz gezdırdıgımızde orda kı ınsanların kapalı cevrımlerde yasayan ve ekonomık refah sevıyesı ıyı durumda olan ınsanlar olduklarını goreceksınız.

    Raporla
  • Yorum Linki Yavuz Alper Kara Cumartesi, 05 May 2012 12:50 yazan Yavuz Alper Kara

    Bizim en büyük sıkıntılarımızdan birisi de mutluluğu nerede arayacağımızı bilmiyor olmamız. Ne ailemizle mutlu olmaktan, ne evimizde mutlu olmaktan, ne dışarıya çıktığımızda bizi mutlu edecek etkinliklerden haberimiz var.
    Maddiyat bu konuda elbette çok önemli bir etken olsa da sahilde ailecek çekirdek yiyerek yürümenin, temiz hava almak dışında (büyük şehirlerde bu da tartışılır) yaşam kalitemize bir pozitif etkisi olmuyor.
    Bizler için hafta sonunun vazgeçilmezi; saat on ikiye kadar uyumak, ikiye kadar kahvaltı yapmaktır. Dışarıya iki saatliğine çıkınca da gün bitiyor diye eve dönmek ve varsa (ki mutlaka var) dizi başına geçmek.
    Bu şekilde bir hafta sonu değerlendirmesi, ne önceki haftanın yorgunluğunu atmada ne bir sonraki haftaya hazırlıkta bize olumlu etki sağlıyor. Fiziksel yorgunluk, yaş kaç olursa olsun, bir gece uykusuna bakıyor fakat zihnimi dinlendirmek için durumdan uzaklaşmak gerekiyor. Doğanın önemli bir yararı da burada devreye giriyor.
    Doğayla baş başa geçirilecek bir günün biz insanlara verdiği dinginlik, sabır ve hoşgörüyü başka hiçbir olgu veremez.

    Mutluluk ne parada ne pulda, mutluluk doğanın kaynağında.

    Elinize emeğinize sağlık Umut Bey. Bu güzel yazı için teşekkür ederim.

    Raporla

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

Buradasiniz:   Ana SayfaBU HAFTASIZIN KOSENIZSIZIN KOSENIZ