SERUVEN DEVAM EDIYOR; VARNA VE SUNNY BEACH

Yazan  Cumartesi, 01 Aralik 2012 00:22
Öğeyi Oyla
(2 oy)

2010 yılı Haskovo gezime ilişkin ilk yazımı daha önce yayınlamıştım. Nilüfer'le serüven devam ediyor :)

Haskovo'da iki gün kaldıktan sonra turistik yer olan Varna'ya doğru yola çıktık. Temmuzda olmamıza rağmen Varna'da hava yağmurluydu. Varna'ya geldik ve otel aradık ama hiçbir otelde yer yoktu. 


Biz de mecburen çevredeki turistik yerlerden olan 10 dakika uzaklığındaki Slınçev Bryag'a geldik. ( Ben "Slınçev Bryag" adını kullanmayı tercih ettim. Çoğunlukla burası için "Sunny Beach" ve "Golden Sands" adı kullanılıyor. ) Uzunca bir aramanın ardından denize sıfır bir otel bulamasak da biraz daha içeride yer alan bir otelde boş yer bulduk. Hatırladığım kadarıyla üç yıldızlı bir otelde suit odada ailemle kaldım. Kişibaşı 25 Leva ödedik. Sabah kahvaltısı dahildi. Size önerim bu civara gelecekseniz önceden bir otelden yer ayırtmanız. Yoksa bizim gibi otel bulmakta çok zorluk çekersiniz. :) Otelde 10 gün kadar kaldım ve bir sabah bile kahvaltıda zeytin çıkmadı. Bu Bulgarlar zeytin yemiyor mu diye düşünürken markette zeytin görünce rahatladım. :D

 

Sokaklarda tane ile meyve satılıyordu. Elma ve portakalların tanesi 1,5-2 Leva'ya geliyor. Süpermarketlerde aynı ürünün farklı fiyatlarda olması beni şaşırttı. Karşılıklı iki süpermarkette 1 litrelik viski 30 TL ve 36 TL. Arada %20 fark var. Alışveriş yapıyorsanız, çevredeki diğer marketlerle kıyaslama yapmayı unutmayın. :) Peçeteler ve tuvalet kağıtları otellerde ve restaurantlarda Türkiye'de kullanılanların en düşük kalitelisi. Koyu renk ve tek kelimeyle "berbat"! Bira markette 1 Leva, restaurantta 2 Leva. Bunlar da küçük hatırlatmalardı. :)

 

2, 4 veya 6 kişilik çok pedallı, dört tekerlekli bisiklet kiralayıp sahilde gezebiliyorsunuz. Pedal çevrilerek hareket eden dört tekerlekli gezici birahane var. Bu birahaneyle hem gezebiliyorsunuz hem de aynı anda biranızı yudumlayabiliyorsunuz. :) 

 

Gece yarısı diskoteklerin önünde büyük kalabalıklar ve uzun kuyruklar oluyor. Restaurant önlerinde hoş kızlar masa üstüne çıkıp striptizvari gösteriler yapıp müşteri çekmeye çalışıyorlar. 

 

Bir akşam yemeğine Pomporovo Restaurant'a gittik. Burada bir Bulgarın doğum günü partisi vardı. Dev bir pasta kesildi ve pasta dilimleri yoldan geçen insanlara ısrarla verildi. Yoldan geçen kalabalık merakla bu doğum gününü izliyordu. Görüntü gayet komikti. "Kim bu adam?" derken iki gün sonra Bulgaristan'ın müzik kanalında bu adamın kliplerini görünce neden bu kadar ilgi çekici bir doğum günü partisi olduğunu anladım. O akşam üç kişilik yemek ve içkilere 29 Leva ödedik. Geçen her gün yemek ve içki fiyatlarına daha çok şaşırıyordum. 

 

Slınçev Bryag'da akşam saatlerinde sokaklar insan dolu, yolda zor yürünüyor. Küçük dükkanlarda her şey satılıyor. Burda sıra sıra restaurant, kafe, bar, hediyelik eşya dükkanı ve diskotekler var. Her tür müzik çalınıyor. Türkçe parçalar dahil. Her yerde sokak ressamları var, gerçekten çok iyiler. Otel,lokanta ve restaurantta hizmet fena değil ama Türkiye'de daha hızlı ve iyiler. Sokaklarda bolca erotik disko&bar ve sex shop mevcut. Size benden bir öneri: Bir dükkana girdiğinizde kesinlikle pazarlık yapmayın. Pazarlık yapan yabancılara çok kötü gözle bakılıyor. Hatta dükkan sahibi sizi çok sert dille uyarıyor.

 

 


(Sunny Beach'te sokak ressamlarının çalışmaları)

 

 

 

 

 

 


Slınçev Bryag plajındaki kumlar toz gibi, pirinç tanesi kadar dahi taş yok. Slınçev Bryag, Türkiye'deki Alanya'ya çok benziyor. Her yer otel dolu ve hala devam eden bir sürü otel inşaatı var.  Alanya'yı, Manavgat'ı, Çeşme'yi vs. gördüm ama buranın denizi, kumu, plajı Türkiye'dekilerden kat kat daha güzel. Gece hayatı da öyle. Denize bayıldım. 50 metre gidince ancak insan boyuna geliyor. Plajda bikinili masör kızlar isteyene dakikası 1 Leva'dan masaj yapıyorlar. Plajda 100 metrede bir cankurtarma kuleleri var. Plajdaki tüm otellerin şemsiye ve şezlongları aynı renk: beyaz. Görüntü kirliliği yok. Her şey çok temiz ve güzel. Burası gerçekten muhteşem bir yer. Sofya ve Filibe'ye gidecektik ama bu kadar güzel bir yer bırakılıp gidilmez diye düşündük. Bir daha bu ülkeye gelirsem oraları da  gezeceğim. 



(Sunny Beach manzarası)

 


(Sunny Beach plajı)


 


(Hava kararmadan önce Sunny Beach plajında sadece kuşlar bulunuyor. :) )


Gözlemlediğim kadarıyla insanlar çok rahat, plajda üstsüz güneşlenen ve denize giren birçok hoş kadın var. Kadınların sahil dışındaki kıyafetleri de Türkiye'ye nazaran daha cüretkar ve açık. Kadınlar çok güzel değil ama bakımlı oldukları, şık giyindikleri için dikkat çekiyorlar. Ayrıca burda tatil yapan insanların  Alman, Rus ve zengin Bulgarlardan oluştuğunu öğrendim. Bir akşam yemek yediğimiz restaurantta garsonun dediğine göre Slınçev Bryag'da yaz sezonu 27 Nisan-15 Eylül arasındaymış. Yılbaşında nasıl olacağını sorduğumda burada sadece kedi ve köpeklerin olacağını söyledi. Bu bir deyim olmalı diye düşündüm. Çünkü bu kalabalıkta bile sokakta hiç kedi-köpek yok. Otel fiyatları 15 Ağustos'tan sonra yarı fiyatına iniyormuş. Uygun bir tatil düşünürseniz 15 Ağustos'tan sonraya yer ayırtabilirsiniz. :)

 

Sahilde belediye otobüsü yerine traktörün çektiği uzun römorklar kullanılıyor. Burdaki sokaklarda çok fazla fayton görebilirsiniz. Sürücülerin hepsi tek tip kıyafet giyiyor: siyah pantolon, beyaz gömlek, siyah yelek. Esnafın ve dükkan sahiplerinin müşterilere ilgileri ve güleryüzlü olmaları güzel. Restaurantların sokağa bakan yerlerinde domuz, tavuk, kuzu çevirme yapılıyor. Et sevmeyen biri olarak yolda geçerken burnuma gelen bu hayvanların kokularından iğrendiğimi söylemeliyim. Adım başı taksi var ama şoförler burda çok kurnaz. Dikkat etmezseniz her an çarpılabilirsiniz. 

 

 

(Sunny Beach'te ulaşım)


Yemeklerin porsiyonları çok büyük. Yemeklerin yanında mutlaka lahana salatası var. Akşam yemeğinde restaurantta ekmek isteyince garsonlar size garip bakıyorlar. Babam ekmek istediğinde garson kız şaşırdı ve 5 dakika sonra marketten ekmek getirdi. Hiç bir restaurantta ekmek bulunmuyor. Restaurantlardaki porsiyonların büyüklüğünü ve ekmek yenmediğini görünce Bulgar erkeklerinde neden göbek olmadığını anlayacaksınız. :D Bulgar erkeklerinde göbek yok ama Türk erkeklerine göre 2 beden kadar daha iriler. Yemekler kayık tabakta geliyor. Izgara, patates kızartması, domates, salatalık, lahana salatası... Hepsini tepeleme dolduruyorlar ve içinizden "Bununla üç kişi doyar." diyorsunuz. Hele çorba kaseleri tencere gibi. Tam fakirdoyuran. :D 

 

Restaurantlarda bir şişe bira ile bir küçük suyun fiyatı aynı. Bulgaristan'da üretilen Savoy marka viskinin litresi 13 Leva, fena kafa yapıyor! :D Bira, votka, rakı, şarap ve viskinin her markası mevcut. Tuborg bira bile satılıyor. Fiyatları Türkiye'nin üçte biri kadar. 1 litrelik JB, Johny Walker, Black Daniel's vb. viskiler  30 Leva. Yine 1 litrelik votkalar 12 Leva civarı. 1 litre UZO, 17 Leva. 1 litre mastika rakı, 11 Leva. Burda içki gerçekten çok ucuz.  Börek, açma vs. aynı bizdeki lezzette. Deterjan, kağıt peçete vs. aşırı pahalı. Dana etinin kilosu 6 Leva. Küçük tavuklar bile dana ve domuz etinin kilosundan pahalı: 9 Leva. Her yer döviz bürosu ve banka. Her ülkenin parasını değiştiriyorlar. Kurlar her yerde aynı. 

 

Bulgaristan'da asgari ücret 160 Leva. Ortalama aylıklar 240 Leva. Ancak tütün işçileri, tarlada çalışanlar günlük 20 Leva kazanıyormuş. İnşaat işçilerinin de günlük ücretleri yüksekmiş.

 

Burda çok sayıda Mercedes, BMW, Audi araç görmek mümkün. AB ülkelerinden getiriyorlarmış. Güzel bir Mercedes, BMW 5.000 Levaya satılıyor. Normal bir dairenin fiyatı 10.000 Leva civarı. 

 

Otelde çalışan Bulgar kız, Türk dizilerine bayıldığını söyledi. Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü, Kaybolan Yıllar'ı kaçırmadan izliyormuş. Bulgar televizyonlarında hala "Çarlinin Melekleri" gibi bizim yirmi sene önce izlediğimiz diziler var. Müzik kanallarında yöresel müziklerde tulum ve akordeon ön planda. Halk dansları da Karadeniz havalarını andırıyor.

 

Restaurantlarda fiyat sürprizi yok. Her servisin ardından yeni gelen siparişe ait fiş bırakıyorlar. Hesabın ne kadar geleceğini biliyorsunuz. Bu hoş.

 

Gittiğiniz zaman mutlaka önünde orak çekiç figürü olan Rus kalpağı alın. Hoş bir hatıra olacaktır. Türkiye'de fiyatları 200 TL civarıdır. Bulgaristan'da aynısını 8'de biri fiyatına bulabilirsiniz. 

 

Ortalama bir paket sigara fiyatı 5 Leva kadar. Yani Bulgaristan'da yaşayan insanların aldığı maaşlara göre korkunç pahalı. Bulgar vatandaşları krizden şikayetçiler. Televizyonda, 2011 yılına kadar çalışan ücretlerinin ve emekli maaşlarının dondurulduğunu annemin çevirisiyle öğrendim. En yüksek emekli maaşı alanlar 500 Leva alıyorlarmış. 

 

Bulgaristan'da kaldığım süre boyunca hiç sakallı bıyıklı Bulgar erkeği görmedim. Saçları ya çok kısa kesim ya da keller. 

 

Sokaklarda gezerken veya televizyon izlerken Türkçe şarkıların Bulgarca versiyonlarını sıkça duyacaksınız. 

 

Benzinin 2 Leva, LPG'nin 1.10 Leva olması gerçekten ilginçti. 

 

Restaurantta garsonlar yabancı olduğumuzu anlayınca nereli olduğumuzu  soruyorlar. Türk olduğumuzu öğrendiklerinde menüde dana eti yazılan yemeklerin içinde kesinlikle domuz eti (svinsko) olmadığı konusunda bize teminat veriyorlar. Restaurantta çevirmelerin en üstünde tavuklar, onun altında kuzular, en altta domuzlar var. Domuz yemeyenleri düşünüyorlar. Domuz yağlarının tavuk ve kuzu yağlarının üstüne akmasını önlemek için böyle yapmışlar. Bulgarların, domuz eti yemeyen Müslümanlara karşı düşünceli olması beni mutlu etti.


Sevgiyle kalın, SEFERALEM ile keşfetmenin tadını çıkarın!...


Nilüfer GÜLAÇ

 

 

 

 

Okunma 762 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 01 Aralik 2012 01:47

1 yorum

  • Yorum Linki Selin Özdemir Cumartesi, 01 Aralik 2012 02:35 yazan Selin Özdemir

    çok merak ettiğim bir ülke, bulgaristan. iki yazınızı da keyifle okudum.

    çok güzel bir anlatım, teşekkürler....

    umarım bir gün ben de fırsatını bulup bronzlaşmak için sunny beach'e giderim :))

    Raporla

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.