CAGLIARI'DE BIR GUN

Yazan  Alper Günoral Pazar, 01 Nisan 2012 03:00
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

İlginç tesadüfler renklendirir hayatı.

 

Bir ilginç tesadüf eseri tanışılan birinin; hayatınız boyunca unutmayacağınız anılara sahip olmanızı sağlaması, insana mutluluk veriyor.

 

İtalya, Cagliari...

 

Bir iş için bulunduğum bu şehirde; kaldığım odanın eksikleri ile ilgili şikayetlerimi dinleyip bunları gidermek için uğraşan Ilenia’nın, annesine İtalyanca bir şeyler sorması ve ardından beni evlerine davet etmesi ilginç bir sürpriz oldu. Fazla İngilizce bilmeyen bu kız ve hiç İngilizce bilmeyen annesinin davetine katılmak keyifli olduğu kadar tedirgin ediciydi, en başta. Annesinin kullandığı kırık dökük bir araç ile Cagliari’nin arka mahallelerinden "Assemini"deki evlerine gittik.

 

Öğle yemeği olarak üç çeşit balık yemeği yapan ve profesyonel aşçı olduğunu o zaman öğrendiğim annesinin, kendi annemin yaptığı gibi “ye oğlum, bundan da ye, şundan da ye, az yedin, ye bakim” gibi ifadeleri çok şekerdi. Ama yemekler de yenmeyecek gibi değildi hani :-) 

 

İtalyan usulü tavada çupra; içinden organları çıkarılmamış çupraların, az yağda ve çeşitli taze baharatlarla tavada kızartılması ile yapılıyor. Somon ise fazla baharatlanmadan, yağında kısa bir süre bir diş sarımsak bekletildikten sonra kızartılıyor.

 

Masanın olmazsa olması makarna, somondan yapılan değişik bir sosla servis edildi, mideme bayram geldi. Öğle yemeğinden sonra Ilenia ile etrafı gezdik. Bu esnada girdiğimiz eski İtalyan kafesi, annesine çiçek aldığımız şişman çiçekçi, meyve ve sebze kokularının birer parfüm gibi hissedildiği mahalle manavı ve çeşit çeşit hamur ürünü ile dolu fırın aklımda yer eden güzelliklerden. Taş döşeli sokaklar, küçük kiliseler, dev bahçe kapıları, konuşan, çok konuşan, hep konuşan insanlar...

 

Akşam yemeği, mahallenin pizzacısının havada çevirdiği hamurlardan yaptığı dev pizza. Yemesi kadar yapımını izlemek de keyifli. Akşamın planı, önce bir kafede kahve içip sohbet etmek, saati gelince de bir Latin dansları partisi. Parti akşam 10 civarı başlıyor, 1030 gibi hareketleniyor, gece 0130 gibi sona eriyor. Dışarıda hiçbir ışıklı gösteriş curcunası olmadan, sade bir kapıdan içeri girilip dışarıdaki sessizliğin nasıl sağlandığını anlayamadığım kadar yüksek sesle Latin ezgileri çalan mekan; sofistike bir görünümde, muhabbet koyu, danslar şahane.

 

Gece yattığım odada bulunan gardrop, eski ve el yapımı ahşap bir dolap. Yattığım yatak ve üzerimdeki yorganlar, yine el yapımı ve çok rahat. Sessiz ve derin bir uykunun ardından sabah gelip çattı ve sade bir kahvaltının ardından iki ölçek kahve ile yeni güne başladık. Eve geri dönerken aklımda İtalyan yemeklerinin güzelliği kadar bu çok tatlı insanların misafirperverliği de kaldı.

 

Sevgiyle kalın, SEFERALEM ile keşfetmenin tadını çıkarmayı unutmayın!

 

Okunma 1720 defa Son Düzenlenme Cuma, 06 Temmuz 2012 22:03

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.