RUNFIRE CAPPADOCIA (RFC) Özel

Yazan  Pazar, 26 Agustos 2012 22:48
Öğeyi Oyla
(3 oy)

Yarışma sonunda yarış hakkındaki düşüncelerimi ve yarışma süresince yaşamış olduğum tecrübelerimi kaleme almak istiyordum. İş yoğunluğundan dolayı 1 ay gecikmeli olsa da anılarımı paylaşmanın iyi bir fikir olacağını değerlendirdim. Yazıyı yazarken bazen Caner’in günlük bloklarından bazen de Faruk’un yarışmayı değerlendirdiği yazıdan alıntılar yaparak hafızamı tazeleme şansı buldum.


İznik Ultra Maratonu sonrası Argos ailesinden almış olduğum yarışma davetini Runfire Cappadocia (RFC) Ultra Maratonunda değerlendirmeye karar verdim. Sonuçta yıllık iznimle çakışması benim bu yarışa katılmamı daha kolaylaştırıyordu. Yıllardır çeşitli yarışlar koşuyordum ama ilk defa İznik Ultra maratonu ile başlayan Ultra Maraton tecrübeme Runfire Cappadocia ile devam etmek istiyordum ancak Runfire Cappadocia’nın İznik’e göre farklı bir konsepti vardı. 7 gün içerisinde 6 yarış koşulacaktı. Yarışma boyunca hangi malzemeleri kullanacağım, ne tür yiyecekler taşıyacağım hakkında pek fikrim yoktu. Bundan dolayı bu tür yarışlara daha önce katılan Mustafa Abi ile sürekli fikir alış verişinde bulunuyordum. Ama yarışma süresince gördüm ki bazı şeyler yaşamadan tecrübe edilmiyor. Mustafa abinin tavsiyeleri çok önemli olsa da herkesin kendine göre planlama yapması gerekiyor. Bunu da ancak yarışma esnasında fark edebiliyorsunuz. Ama hiçbir şey bilmeden bir adım atacaksanız benim gibi tavsiyeleri dikkate almakta fayda var :)


Yarışma öncesi 20 günlük yıllık izne çıkmıştım ve bu iznin son 9 gününü yarışma süresince kullanacaktım. Yarışma serüveni 6 Temmuz akşamı Harem’de Süha Turizm ile biraz gecikmeli olsa da (yaklaşık 2 saat geç geldi otobüs Harem Otogarına :( )başladı. 7 Temmuz sabahı Nevşehir Otogarına vardım. Bizi yarışma öncesi konaklayacağımız otele götürecek olan organizasyon aracın beklerken otogarda Yücel ve Hüseyin abi ile tanıştım. Sanırsam Hüseyin Abinin soyadını da yazmam gerekiyor çünkü yarışmaya katılan 3 tane Hüseyin var. Yaklaşık 15 dk bekliyoruz ve araç bizi konaklayacağımız Lykia Lodge oteline götürüyor. Otelde kayıt işlemlerini tamamlayıp odaya yerleşiyoruz. Oda arkadaşım Hüseyin abi oluyor. 


Tabi yarışma öncesince konuşulan en önemli husus yarışma boyunca nelerin taşınacağı. Herkes 10 gramın bile hesabını yapıyor. Başlangıçta bu bana garip gelse de bende bir anda kendimi aynı hesapların içinde buluyorum ve yarışma öncesi son alış veriş için şehir merkezine gidiyoruz. Sanırım bu alış veriş benim için çok iyi oldu çünkü gelirken yanında powerbar ve jel dışında hiçbir yiyecek almamıştım. Mustafa abinin tavsiyeleri birazda kişisel tecrübelerime dayanarak yiyecek bir şeyler alıyorum. Sanırım her zaman ki gibi yiyecek olayını alış veriş esnasında abarttım. Yarış başlayana kadar aldığım bazı malzemeleri otel odasında bırakma kararı aldım. 


Tanışma yemeği için topluca Argos in Cappadocia oteline gittik. Bizi bekleyen güzel bir yemek ve muhteşem bir manzara vardı. 8 Temmuz sabahı önceden ismini yazdıran arkadaşlar Balon turuna katıldı ve sonrasında kahvaltı, basın toplantısı ve basın mensupları için sembolik koşu. Sonunda kamp alanındayız ve çadırlara yerleşiyoruz. Bizim çadırda Faruk, Fırat, Haluk Abi ve 6G koşusuna katılacak olan Mesut bir de tabi ki ben vardım. Çadıra yerleşiyoruz. Malzeme kontrolü ardından İlk ve son kez çadırlarda yiyeceğiz akşam yemeğini beklemeye başlıyoruz tabi bu Mesut için geçerli değil çünkü Mesut 6G koşacak ve ona yemek hizmeti de var yarışma süresince. Akşam yemeği ardından 1’inci gün koşulacak parkur hakkında bilgilendirme toplantısı. Toplantı sonucunda 1’inci gün bizi bekleyen 28,5 km’lik parkur için dinlenmeye geçiyoruz. Hava şartları ilk gün bizi şaşırtıyor sıcak bir hava beklerken bir anda kendimizi yağmurlu bir günde buluyoruz. Başta da belirttiğim gibi tavsiyeleri dinlemekte fayda var ama kendi kendimizi de dinlemekte fayda var. Arkadaşlar gibi kendimi gram hesabının içinde bulduğum süreçte yağmurluğumu ve taytımı yanıma almama kararı vermiştim. Kamp alanında üşümeye başlayınca yanlış bir karar vermiş olduğumu anladım. Henüz yarış başlamamıştı ve benim bu kararımdan dönme şansım vardı. Organizasyona durumu belirtiyorum Kamp bölgesinden otel geri dönüp yağmurluğuma ve taytıma geri kavuşuyorum. Sanırım vermiş olduğum en iyi karar buydu…


Artık koşma zamanı gelmişti. Akşam yatarken sabah 6 gibi kalkmayı planlıyorduk ama yarışma sabahı bizi bekleyen bir sürpriz vardı bizden önce kalkan Maradona lakaplı Yılmaz bizi erkenden kaldırıyor. Akşam yağmur yağdığından hava serindi ve bu bizim için güzel bir haberdi en azında ilk gün sıkıntılı geçmeyecekti (Sıcaklık konusunda) Faruk’la beraber kahvaltı yapıyoruz. Kahvaltı derken yanlış anlaşılmasın menü de Çorba ve ilk günün sabahına özel Elma ve Muz var. Kahvaltı sonrası kamp alanından yarışmanın başlangıç noktası olan Uçhisar’a hareket ediyoruz. 


Saatler 9’u gösterirken sonunda yarışa başlıyoruz.  1-2 km sonra kendimizi. Güvercinlik Vadisinde buluyoruz. Önden Faruk, Akın ve ben gidiyoruz. Bu kadar uzun bir yarış için hızlı bir başlangıç yapıyoruz. Elimizde rota yüklü GPS var ama bizim GPS’e pek baktığımız yok ve  ilk hatayı yapıyoruz, gerçi bu hata da bizimle beraber tabelanın yönünü değiştiren rehberlerin de suçu  var.. Koşmakta olduğumuz patika aniden bitti karşı da görünen bir RFC bayrağı var ama oraya gidilecek yolu arıyoruz tehlikeli geçişler var ve biz bir türlü uygun yolu bulamıyoruz. Ardından telefon geldi ve yanlış yerde olduğumuzu söylediler.  Bu esnada bende Faruk’a kızıyor “Sakin ol yarış daha uzun diyordum” çünkü en önemli yardımcımız olan GPS’i hızlı gittiğimiz için pek kullanamıyorduk. Biz hata yapınca diğer yarışmacılarda bizim arkamızdan geldi. Herkes bir araya geldi ve biz boşu boşuna hızlı koşup extra efor sarfetmiş olduk.  GPS’e bakıp doğru rotaya tekrar girdik. Artık sürekli GPS’e bakarak ilerlemeye başladım. Sonuçta vadinin içinde idik ve GPS sinyalleri yavaş alıyordu. Hız değil yavaş ama doğru hareket etmemiz gerekiyordu. Akın ve Faruk yavaş tempoya dayanamayıp öne geçiyorlardı. Sonuçta benimde ön grubu kaçırmamam gerekiyordu. Ardından ikinci hata geldi bu sefer Aykut’ta bizle beraberdi. Aykut, Faruk ve Akın önde gidiyorlardı. GPS’e baktığımdan rotadan çıktığımızı anladım. Ekibe haber vermeden geri döndüm çünkü ekip yavaş koşalım uyarılarıma uymuyordu. Ben doğru rotaya girdiğimde Caner Aykut’a bağırıyordu “yanlış gidiyorsun” diye. Yanlış gidince arkamızdan gelen Fırat önümüze geçmişti. Fırat’ı yakalayınca hadi Fırat burada biraz seri ol arkadan gelen Faruk ile Akın’a yakalanmayalım dedim. Fırat’ta tamam dedi. Artık rahattım çünkü Faruk ve Akın’dan kurtulduğumu düşünüyordum ki Faruk can havli ile Fırat’la beni yakaladı. Faruk’u son kez uyardım.” Faruk ya git ya da bir adım arkada kal “ çünkü hızlı koşuyorduk ve hızlı koştukça hata yapıyorduk. Faruk bu teklifimi kabul etti ve böylece bir daha hata yapmadan 1’inci gün bitiş noktasna Faruk’la beraber ulaştık. Fırat yaklaşık 5 dk. Arkamızdan bitiş noktasına ulaşmıştı.  Sonunda ilk gün kazasın belasız bitmişti. Kamp noktası Damsa Baraj gölünün bulunduğu bölgedeydi. Faruk’la ilk geldiğimiz için çadırımızı seçme sansımız vardı. Bir şeyler yedikten sonra Faruk’la baraj gölüne gidip dizimize kadar suya girdik.  İlk gün GPS ile boğuşmaktan parkurun pek tadına varamamıştık. Ama çok güzel bir parkurda koştuğumuzun farkına akşam yapılan 2’inci gün bilgilendirme toplantısının sonundaki sine vizyon gösterisinde vardık. 


2’inci bizi bekleyen toplam mesafe 41,5 km ama bugün parkur daha düz ve koşulabilirdi. 2’inci günün sabahında kamp bölgesi olan Damsa Baraj Gölü bölgesinde 2’inci günün başlangıç noktası olan Mazi Köyüne araçlarla intikal ettik. 2’inci gün sıcaklığı yavaş yavaş hissetmeye başladık. Başlangıçla birlikte Faruk, Fırat ve ben ön gruba geçiyoruz. İlk kontrol noktasına Faruk ile beraber ulaşıyoruz. İlk kontrol noktası ile ikinci kontrol noktası arasındaki mesafe yaklaşık 14 km ve biz bu mesafeyi sırtımızdaki  sırt çantasıyla (yaklaşık 15 kilo) 74 dakikalık bir sürede kat ediyoruz. Çok hızlı gittiğimiz farkındayız. Aslında bizi tedirgin eden tempo değil 5’inci gün yapılacak uzun parkura diri girmekti ve yavaşlama kararı alıyoruz. Arkamızdan daha akıllı koşan Fırat bizi yakalıyor ve 2’inci gün ki bitiş noktasına Faruk ve Fırat’la birlikte ulaşıyoruz. 


3’üncü gün biz bekleyen mesafe 33 km. Bugün bizi sert ve uzun bir tırmanışı bekliyordu. 2’inci günün aksine 3’üncü güne biraz temkinli başlıyoruz ve grup halinde koşuyoruz ta ki Mustafa Abinin Acı göle varmadan önce yapmış olduğu atağa kadar. Grup halinde koşarken inişleri seven Mustafa abi öne fırladı ve Acı Göle birinci sırada ulaştı. Bu atağa Faruk ile birlikte karşılık verip tempoyu yavaş yavaş artırmaya başladık. Acı gölün çevresindeki tur bitmeden Mustafa Abi’yi geçip ön sıradaki yerimizi alıyoruz. Sofular köyüne doğru devam ediyoruz. Sofular köyünü görünce gözlerimiz kamaşıyor Faruk’la. Herhalde önde gitmenin en kötü yanı fotografçılar tarafından yakalanamamak. Nerde bu fotoğrafçılar diye söyleniyoruz. Ve sert bir tırmanışın ardından Güzelyurt Yüksek Kilise’ye doğru yol almaya başladık. Yüksek Kilise’yi geçtikten sonra artık bitiş noktasına az bir mesafe kalmıştı. Bitiş noktasında bizi 4G ve Kurumsal yarışlarına katılacak HILLSIDE CITY CLUB sporcuları bekliyordu.  Alkışlar eşliğinde Faruk’la beraber bitiş noktasına ulaştık. Herkesin merak ettiği bir soru var “Ne zamana kadar böyle birlikte koşmaya devam edeceksiniz?” Herhalde uzun etabın olduğu Tuz Gölü etabına kadar bu kardeşlik bozulmayacaktı. Bu akşam ki bilgilendirme toplantısında 4’üncü günün mesafesiyle birlikte yarışmanın başından itibaren merakla beklediğimiz Tuz Gölü etabının mesafesini öğreniyoruz. Yarışmanın 4’üncü günü 28 km. Ve Tuz Gölü etabı toplam 95 km. İlk 3 gün sonunda çadır arkadaşları ben, Faruk ve Fırat ilk üç sırayı paylaşıyorduk. Hedefimiz çadırımıza(aramıza) kimseyi sokmadan yarışma sonunda ilk üç sıraya ulaşmak. Tabi Mesut’u da unutmamak lazım malum 6G birincimiz.(Haluk Abinin tabiriyle Şampiyonlar Çadırı :) ) Bir de Haluk abi var. O da çadırdaki herkesin gönlündeki birinci. Düşünüyorum da acaba ayaklarım Haluk abinin ki kadar kötü olsaydı yarışa devam eder miydim? 


4’üncü günü diğer günlere göre biraz farklıydı. Çünkü bugün 4G ve Kurumsal yarışmasına katılanlarla birlikte koşacaktık. Bu beni, Fırat’ı ve Faruk’u biraz rahatlatıyordu sonuçta artık önümüzde koşacak bize tempo verecek birileri vardı. Başlangıç düdüğüyle 4G sporcularıyla beraber bir ön grup oluşturduk. 3’üncü günün aksine tempolu bir başlangıç yaptık. Arada Kemal Abi ve Akın dayanamayıp tempoyu artırsa da benim ”Kemal Abi biraz yavaş bak yarın biz 95 km koşacağız “ söylemlerimle tempo tekrar normale dönüyordu. Faruk, “Kemal Abi bir şarkı söyle de keyfimiz yerine gelsin” dedi. Kemal Abi bu teklifi tereddütsüz kabul etti. Ardından Akın dayanamayıp bir türkü patlatıyor. Keyifli bir şekilde koşuyoruz. Ihlara vadisinde 4G koşucuları için bugün ki yarış sona erecekti. Bundan dolayı Kemal abi, Akın ve Berk tempoyu artırdı ve ama yaklaşık 1 km sonra yanlış yola girdiler. “Kemal abi yanlış gidiyorsunuz” diye bağırınca doğru rotaya girdiler ve Ihlara Vadisi girişinde tekrar bizi yakaladılar. Kemal abi ile Akın’ı frenlemek zor valla. Abi birlikte gidelim uyarılarıma uymayıp hızlı bir şekilde vadide koşmaya devam ettiler. Atalarımız boşuna dememişler “akılsız başın cezasını ayaklar çeker” diye. 4G ve Kurumsal koşular için bitiş noktasına vardığımızda kemal abi ve Akın’ın bitiş noktasına gelmediğini öğreniyoruz. Uyarılarımızı dikkate alan Berk 4G’nin 1’inci gün birincisi oluyor. Bizim kat edeceğimiz  yaklaşık 9-10 km’lik bir mesafe daha var. Faruk,Fırat ve ben Hasan Dağı eteklerine doğru koşmaya devam ediyoruz. Faruk’la beraber biraz tempoyu artırınca Fırat biraz arkamızda kalıyor. Bitiş noktasına yine Faruk’la beraber varıyoruz. 4’üncü gün sonunda aramızda sadece 1 saniyelik bir zaman farkı vardı. Bitiş noktasında Faruk’la beraber göle giriyoruz. Bu diğer yarışmacıları da cesaretlendirdi ve bir anda sanki yarışta değil de tatilde deniz keyfi yapıyorduk :) Bitiş noktasında ara bir kamp noktası kurulmuştu. Yeterli çoğunluk sağlanınca ana kamp noktası olan Ulukışla’ya doğru araçla  yolculuğa başlıyoruz. Yolculuğumuz yaklaşık 3 saat falan sürdü. Artık ana kamp noktasındayız ve büyük güne sadece bir gün kalmıştı.


5’inci sabah erkenden kalkıp kahvaltı yapıyoruz. Saat 10:30 gibi son kez bir şeyler atıştırdım. Sürekli su tüketiyordum. Saatler 12’yi gösterirken beklenen an geldi. Artık bizi uzun ince bir yol bekliyordu. Öğlen sıcağında koşuya başlamıştık. Bugün düne göre farklı bir start oldu. 4G koşanlar ilk ve son 20 km’lik etabı koşacakları için hızlı bir start aldı. Biz ise temkinliydik önümüzde koca bir 95 km’lik bir parkur vardı. Toplu bir başlangıç oldu. Yaklaşık 10 kişilik bir grup vardı. Grubun önünde ben,Faruk ve Fırat değişmeli olarak gidiyorduk. Sıcaklıkla beraber tatlı biz rüzgar vardı. 1’inci kontrol noktasına grup olarak vardık. Faruk,Fırat ve ben biraz hızlı hareket edip kontrol noktasından erken çıktık. Ve böylece gruptan ayrılmış olduk. 2inci kontrol noktasına beraber ulaştık. Bu noktada su ikmali yapıp yolumuza devam ettik. 3’üncü kontrol noktası olan 30’uncu km’ye yine beraber ulaştık. Fırat temposunu düşürdü. Faruk ile yine baş başa kaldık. 4’üncü kontrol noktasında su ikmali yapma kararı almama rağmen suyumun yeteceğini düşünerek su almadan yola devam ettim. Güneş artık daha çok yakıyordu ve giderek daha fazla su kaybetmeye başlamıştım. Tarlalar koşmamıza izin vermiyor bu da 5’inci kontrol noktasına varmamızı geciktiriyordu. Artık zorlanmaya başlamıştım. Yeter artık ulaşalım şu noktaya demeye başlamıştım. Faruk’la 5’inci kontrol noktasında 10 dk.lık mola kararı almıştık. 5’inci kontrol noktasına vardığımızda rotanın değiştiğini, 10 dk.lık zorunlu mola olduğunu ve GPS’e yeni rota yüklemesi  gerektiğini söylediler. Faruk’la birbirimize baktık ve güldük. Başka bir şey isteseydik belki oda olacaktı. 10 dk.lik mola istiyorduk ve bu mola bize zaman kaybettirmeyecekti. Faruk’un GPS’ine rota yüklemesi yapıldı. Benim GPS’te problem çıktı. Bir türlü yeni rota yüklenemiyordu. Faruk ile beraber tek GPS ile gitmemizi teklif ettiler. Ama bugün ayrılmamız gerekebilirdi . sonuçta bu bir yarıştı ve bir yerde birbirimizden ayrılmamız gerekiyordu. Bu teklifi kabul etmedik. Extra 5 dk’da benim GPS ile uğraştılar. Bir türlü rota yüklenemiyordu. Sonunda Faruk 15’inci dakikada 5’inci kontrol noktasından ayrılmak zorunda kaldı. 5’inci gün sonunda ilk kez ayrı koşacaktık. Benim GPS’e rota yüklenemeyince bana yeni bir GPS verdiler ve 20.inci dakikada bende kontrol noktasından ayrıldım ben kontrol noktasından ayrılırken Faruk kontrol noktasına geliyordu. Şimdi Faruk’la aramızda 5 dakikalık bir fark vardı. Faruk’u yakalarsam artık 5 dakika önde olacaktım. Ben Faruk’u yakalamaya çalışacağım o da bana yakalanmamaya çalışacaktı. 20 dakikalık mola beni kendime getirmişti. Yaklaşık 60.inci km’de Faruk’u yakalamıştım. Artık ben bir adım öne geçmiştim. Böyle bir yarışta 5 dakikalık avantaj bana birinciliği getirecekti. 6.nci kontrol noktasında sıcak su vardı ve bizde çay içip çubuk kraker yeme kararı aldık. Bu noktada tshirtümü ve çoraplarımı değiştirdim. Çay, yeni kıyafet ve artık sıcaklıkta gitmişti. Tatlı bir serinlik vardı. Sanki 65 km’yi biz koşmamış gibiydik ve tempolu bir şekilde 7’inci kontrol noktasına doğru ilerliyorduk. Faruk’a “Gece mecburen yürüyeceğiz hava kararmadan ne kadar koşarsak o kadar iy olur” diyordum. Hava kararmadan 7’inci kontrol noktasına ulaştık. Artık önümüzde sadece 20 km kalmıştı. Kafa fenerlerimizi takıp yola devam ettik. 8.nci kontrol noktasına bazen koşarak bazen yürüyerek ulaştık. Gölün bazı yerleri çamurlu olduğu için koşmamıza izin vermiyordu. Bizde yavaş yavaş tükenmeye başlamıştık. Günün en güzel anı bitiş noktasına ulaşmak olacaktı. Yaklaşık 11-12 saat sonra bitiş noktasına ulaşmıştık. Bitiş noktasına Faruk’la beraber ulaştık. Kamp ateşi etrafında oturan 4G ve kurumsal koşuları bizi coşkuyla karşıladı. Herkes bizi tebrik ediyordu.  Güzel  bir duş ve uyku tulumum beni bekliyordu. Duş yaptıktan sonra çorba içip sonra uyudum. Sabah 6 gibi kalktım ve bitiş noktasına gelen sporcuları karşıladım. Gece 2 gibi son 20 km’lik etabı koşmaya başlayan olan 4G ve kurumsal koşucular bitiş noktasına geliyorlardı. Bu sefer biz onları bekliyorduk bitiş noktasında. Öğlen 13’e kadar bitiş noktasına sporcular gelmeye devam etti. En büyük alkışı Haluk Abi almıştı. Çünkü ayaklarının durumu çok kötü olmasına rağmen bitiş noktasına ulaşmıştı. Azmin Zaferi bu olsa gerek..


6’inci gün dinlenerek geçti. Öğle yemeğinde bizi Gözleme ve ayran süprizi bekliyordu. Ama tadımlık oldu diyebilirim, buna da şükür kaç gündür midemize bu kadar lezzetli bir yiyecek girmemişti. Akşam ateş başında şarkılar ve türkülerle geçti. 


Pazar sabahı erken kalkıp Şereflikoçhisar’dan Göreme’ye yolculuk yapacaktık.  Yaklaşık 2-3 saat süren yolculuk sonrasında Göreme’ye ulaştık. Artık önümüzde kat edilmesi gereken 18 km’lik bir mesafe kalmıştı. Nedense kendimi çok iyi hissediyordum. 6 gündür yaklaşık 235 km koşmuştuk ama benim üzerimde fazla bir yorgunluk belirtisi yoktu. Yapmam gereken tek şey Faruk ile beraber bitiş noktasına ulaşmaktı. Çünkü arkamızdaki Fırat ile zaman farkı yaklaşık bir buçuk saati bulmuştu. Son günde birinci gün gibi vadilerde koşacaktık. Bundan dolayı Faruk’u uyardım çok hızlı koşmayalım diye, en azından vadilerde. Çünkü hızlı koşmak bize çok şey kazandırmayacak sadece hata yapmamızın önünü açacaktı. Saatler 10:30’u gösterirken start verildi. Start ile birlikte Faruk tempoyu artırdı. Sanki Faruk’la konuşmamışım gibi sürekli tempoyu artırıyordu. Bende rahat olduğum için Faruk’un temposuna çok rahat bir şekilde ayak uydurabiliyordum. Çavuşini bölgesinden vadiye olan mesafe yaklaşık 2,.4 km idi ve biz bu mesafeyi yaklaşık 9 dakikada katettik. Anladım ki Faruk son bir şansını kullanmak istiyordu. Vadiye girince GPS’ten hassas trekler alamıyorduk. Çünkü  hızlı hareket ediyorduk. Ardından ilk hatamız geldi ve arka grup bizi yakaladı. Faruk,Fırat ve ben tekrar tempoyu artırıp gruptan yine ayrıldık. Faruk’a söylene söylene koşuyordum ama onun laf dinleyeceği yok. Sonunda Faruk beklediği sansı yakaladı. GPS vadi içerisinde sürekli farklı trekler çiziyordu. Ben Hüseyin abi, Faruk ve Fırat doğru yolu bulmaya çalışıyorduk. Hüseyin abi ile beraber bir ara yoldan çıktık ve ters yöne gitmeye başladık. Faruk ve Fırat diye seslendim ses gelmeyince GPS farklı  gösterse bile Faruk’ların girdiği yoldan gitmeye karar verdim.  Yaklaşık 200 m. İlerledikten sonra GPS doğru yolda gittiğimi gösteriyordu. Artık hızlı koşmam gerekiyordu çünkü Faruk’u yakalamalıydım. Böyle bir yerde hızlı koşmak bana pahalıya patlayabilirdi. Kısa bir süre sonra Fırat’ı yakaladım. Faruk’un yaklaşık 100 m. önümde olduğu söyledi. Hızlı bir şekilde koşuyor ve GPS ile rotadan çıkmamaya çok dikkat ediyordum. Faruk’u sonunda yakaladım. Böylece Faruk’un son çabası da yeterli olmadı. Birlikte önce Göreme’ye sonra ilk gün koştuğumuz Güvercinlik Vadisine ulaştık. Ama bu sefer ters istikamette koşuyorduk. Uçhisar göründü sonunda. 7  gün önce yarışın startının verildiği Uçhisar’a 2 km kalmıştı. Artık koşmuyorduk. Yürüyerek 7 gündür pek yapmaya fırsat bulamadığımız bu güzel doğanın tadını çıkartıyorduk. Faruk’un fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekiyorduk. Sonunda Uçhisar’dayız ve bu zorlu maraton sona erdi bitiş noktasını Faruk’la el ele geçtik. Bitişle beraber etrafımızı gazeteci ordusu sardı herkes yarışı anlatmamızı, duygularımızı paylaşmamızı istiyordu. 6’inci gün çadırda Müge bize bitiş noktasında seni ne ile karşılamamızı istersin diye sormuştu. Ben de karpuz ve dondurma istemiştim. Neden karpuz çünkü yarışmanın 2’inci günü köyden geçerken Pazar vardı ve pazarcılar bize adeta nispet yaparcasına karpuz yiyorlardı. İkram etmek istemişlerdi ama biz yarış koşuyorduk ve yardım almak yasaktı teklifi kibar bir dille geri çevirmek zorunda kaldık. Neden dondurma bunun sebebini Maradona Yılmaz :) (ilk gün bakkaldan alışveriş yaptığı için yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştı :( )


Yeniden Lykia Lodge otelindeyiz. Otelde güzel bir duş yapıp akşam ki kapanış töreni için bekleye başlıyoruz. Ödül töreni ardından tekrar otele dönüyoruz. Çünkü pazartesi işe gitmem lazım gece Haluk abi, Faruk ve Fırat’la beraber yola çıkmamız gerekiyordu. Organizasyon tarafından sağlanan konaklamadan yararlanma fırsatını kaçırmış oluyoruz böylece.


Bu güzel yarışı koşmamızı sağlayan ARGOS KÜLTÜR SANAT AŞ’ye, tüm organizasyon ekibine, yarış direktörü Prof Dr.TANER DAMCA’ya, yarışma boyunca en az yarışmacılar kadar yorulan gönüllüler ordusuna, yarışmanın 3’üncü gününden sonra Fırat tarafından sıcak su ile yakılan ayağımı sabırla pansuman yapan UMKE’ye (Faruk’un Fırat’a rüşvet verdiği söyleniyor :) ama Faruk’un bu çabası da sonuçsuz kaldı :) ) ve bu yarışı koşmayı cesaret eden tüm yarışmacılara teşekkür ediyorum. İnşallah Likya’da tekrar bir araya gelebiliriz. Likya’da görüşmek dileğiyle herkese selamlar…

İlk yazım gibi bu yazıyı yazmak da koşmaktan daha zor oldu :)


RUNFIRE CAPPADOCIA (RFC) ULTRA MARATONU 'nu an be an, günlük olarak okumak ve sonuçları öğrenmek için lütfen YARIŞMA GÜNLÜĞÜ SAYFAMI ziyaret ediniz :) 


Bir başka yarışta görüşmek dileğiyle…

 

Mahmut YAVUZ 

 

* Değerli spor tutkunu, Seferalem bünyesinde özel spor toplulukları kurulmakta... İlgilendiğiniz spor faaliyetlerine ilişkin her türlü aktiviteyi takip etmek, arkadaşlarınızla daha rahat haberleşebilmek, sporu yaşamak ve yaşatmak, sporsuz kalmamak için lütfen sitemizdeki spor topluluklarına katılınız... Atletizm Topluluğu, Oryantring Topluluğu, Macera Yarışları Topluluğu ve diğer sosyal topluluklar için lütfen burayı tıklayınız ... 

 

Sevgiyle kalın, SEFERALEM ile keşfetmenin tadını çıkarmayı unutmayın!... 

 

Okunma 897 defa Son Düzenlenme Persembe, 29 Kasim 2012 23:59

Son Ekledikleri: mahmut yavuz

2 yorum

  • Yorum Linki FIRAT KARA Sali, 28 Agustos 2012 11:29 yazan FIRAT KARA

    Kardeşim tekrar tebrik ediyorum. Gerçekten inanılmaz bir performans ortaya koydun. Üstelik çanta dezavantajına rağmen. Seninle aynı parkurda yarışmak, aynı çadırda kader ortaklığı yapmak, beraber kürsüye çıkmak çok keyifliydi. Başarılarının devamını diliyorum. Yurt dışında katılacağın yarışta da çok iyi bir derece alacağına yürekten inanıyorum.

    Raporla
  • Yorum Linki Yücel Kalem Pazartesi, 27 Agustos 2012 19:57 yazan Yücel Kalem

    Mahmut güzel bir yazı yazmışsın tebrik ederim. Hem yarış için tekrar hem de bu güzel yazı için.

    Raporla

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.