GUNEYDOGU'NUN TARIH KOKAN KENTI: MARDIN

Yazan  Persembe, 03 May 2012 22:36
Öğeyi Oyla
(4 oy)

Tüylerimi ürperten bir ruha sahip.. 

 

Eski Mardin diye anılan, Mardin'in eski taş evlerinin olduğu, Mardin'in Mardin olduğu yere gittiğinizde; sırtınızı Mardin kalesine verip yüzünüzü Mezopotamya ovasına döndüğünüzde, kimsenin hiç bir şey anlatmasına ihtiyacınız yok. Oranın ruhu nefesinizle içinize doluyor. Dökülen kanları da hissediyorsunuz, kazanılan zaferleri de.. Halkın buruk gülümsemesini de, kızgınlığını da. Nasıl oluyorsa insanın ruhu koşuyor sanki içinde.. Sanki zaferle sonuçlanacak bir mücadeleye gider gibi.. Mutlu, güçlü ve hırslı...

 

Sıcakkanlı, yardımsever, anlayışlı, temiz yürekli saf insanları olan bir memleket, Mardin. Sizin yabancı olduğunuzu hemen anlıyorlar; ancak Mardin için normal standartların üstünde rahat davranan biri olarak hiç rahatsız edici bir göz yakalamadım üstümde, hissetmedim de. Araba kiralayıp iki kız Mardin'in ilçeleriyle her yerini gezdik, üstüne şehirlerarası bir yolda bile kaldık ama insanlar sadece yardım ve iyi niyet adına konuştular hep. Tanımadığım onlarca insanla tanışıp muhabbet ettim. Hepsi evlerine davet edip çay-kahve ikram etmek istediler. Midyat'ta tanımadığım bir konakta Süryani bir ailenin evine misafir olup kahve içtim ve Şırnak yolunda Dara Harabelerine giderken fotoğraf çekmek için arabadan indiğimde merakla bana bakan gözlere, gülümseyerek, fotoğraf çekmek istediğimi söyleyince, beklemediğim bir ilgi ve samimiyetle karşılaştım. Çok fazla güzel bir durumdu. Tabi ki on parmağın onu bir değildir ama ben rastlamadım, olumsuz br duruma. Arkadaşım "Merve, bu saatte kadınlar dışarı çıkmaz, tehlikeli" dediğinde, ki saat 21:30- 22:00 sularıydı, on gün boyunca hep çıktım, laf atanla bile karşılaşmadım. 

 

Sizlere nasıl bir yerle karşılaşacağınızı ve nasıl bir yer olduğunu anlatabilmek için yaşadıklarımdan örnek vermek istedim. Sanırım yeterli olmuştur, orada yaşayan insanların tutum ve davranışlarını anlamanızda.

 

Gelelim "Mardin'e nasıl gidilir, nerede kalınır, ne yenir ne içilir, nerelere gezmeye gidilmelidir?" sorusuna...

 

Mardin otogarı nerede bilmiyorum ama büyük bir yer olmadığını ve ulaşımın kolay olduğunu gözönünde bulundurursak, otogardan istediğiniz yere problemsiz gidebileceğinizi söyleyebilirim. Mardin'in havaalanı da var. Şehir merkezine yaklaşık 15 km uzaklıkta, Kızıltepe yolunda. Tabi Kızıltepe için daha 15-20 km var. Havaalanından merkeze gitmek için taksiler ve Kızıltepe dolmuşları var. Taksiler 30 TL ye, dolmuşlar ise 2.50 TL ye götürüyorlar. Uçak biletinizi önceden alma ihtimaliniz varsa uygun denebilecek fiyata alabilirsiniz.

 

Ve durağımız Yenişehir. 

Yenişehir, eski Mardin'den sonra yeni binaların, yolların, parkların yapıldığı, ismi üstünde yeni bir şehir. Eski Mardin'in dokusunun bozulmaması için yeni yapılanan bir yer. Daha çok işinde gücünde insanların sadece çalışmak için yaşadığı bir yer gibi göründüğünü söyleyebilirim. Eğer Yenişehir' de bir şey yapmam gerekse tercihim yalnızca uyumak olurdu ve bütün bir günümü eski Mardin'de Mezopotamya ovasını seyrederek geçirebilirdim.

 

Durağımız Eski Mardin.

Eski Mardin'de yapacak çok şey var. Tarihin aynası olan hanlar, hamamlar, medreseler, camiiler.. İki gününüzü görmek ve öğrenmek adına eski Mardin'i dolaşarak geçirebilirsiniz. iki günde bütün medreseler, kiliseler dolaşılabilir ama eğer sorarsanız doyum olur mu diye, Mezopotamya'ya doyum olmaz.. 

 

Gezmek ve görmek konusunda şehrin dört bir yanında gönüllü rehber olarak Mardin Valiliği tarafından yetiştirilen çocuklar var. Yabancı olduğunuzu görür görmez hemen gezdirmek istiyorlar. Ege'nin köylerinde de rastlamıştım aynı duruma fakat Ege'deki daha çok misafirperverlikten kaynaklıydı sanırım. Mardin'de bu çocuklar okul harçlıklarını bu şekilde çıkartıyorlar. Ama aralarında alıp götürülesi tatlı çocuklarda var. Benim rehberlerim Ömer ile Veysel, kibar, terbiyeli, saygılı, nazik çocuklardı ve çok takdir etmiştim.

 

Gezmekten yorulduğunuzda, hemen yakınınızda Sabancı Kent Müzesi'ni az geçince solda, çay ve kahvenizi içmek için Cafe Del Mar'ın terasını önerebilirim. Türk kahvenizi veya Mardin çayınızı yudumlarken doyumsuz bir keyif alabilirsiniz. Ve akşamüstü için; Cercis Murat Konağı.

 

En sevdiğim yer, Cercis Murat Konağı (Eski Mardin). Hala düşündükçe içim gidiyor.. Fakat yemek kısmı biraz sıkıntılı. Sadece kendi yörelerinin yemeklerini yapıyorlar. Tabi İzmir köfte yapan lokantalar da gördüm (Yenişehir'de) fakat o Mardin mutfağını yapan eller, Ege mutfağına da Mardin'den bir şeyler ekliyor olsa gerek. Bir Ege insanı olarak, Mardin'in yemeklerinin ağır geldiğini itiraf edebilirim.

 

Bir akşamüstü Cersis Murat Konağının manzarasının ve ev şarabının namını duyduktan sonra hemen yola koyuldum. Hiç de zor olmadı bulmak. Mezopotamya ovasının tam karşısında eşsiz bir yer. Menüsünde kaburga dolması, işkembe dolması, içli köfte, kitel raha (içli köftenin tabağa yayılmış, üstüne sarımsaklı yoğurt eklenmiş hali), lebeniye, sembusek gibi tatlar var. Denemek gerek tabi ki her birini. Ama ikinciye ihtiyaç duymayacaksınız. Fiyatları pahalı değil. İzmir'deki, İstanbul'daki normal bir restoranttan hiç farklı değil. Bir kaburga dolması istiyorsunuz, 50 TL ve en az iki üç kişi yiyorsunuz. 

 

Konaklama içinse oldukça seçeneğiniz var. Fakat tabi ki karar sizin. Ben, tekrar gitsem, Büyük Mardin oteli ya da Erdoba evlerini tercih ederdim. Eski Mardin de Mezopotamya manzaralı. Artuklu Kervansarayı'nda da aklım kalabilirdi. Ama Eğer Hilton fanatiği değilseniz, konaklama için gereksiz bulabilirim burayı. Fakat yemekler ve içkiler konusunda Hilton kesinlikle gerekli. 

 

Şehir dışından bilhasla İzmir, İstanbul, Ankara vs gibi şehirlerden gelenler için büyük bir eksiklik var. Türkçe ya da yabancı müzik diye bir şey yok, hepsi Kürtçe ve Arapça ağırlıklı, zılgıtlarla eşlik edilmiş müzikler, halay tadında şarkılar var her yerde. En lüks restorantta bile. Alkol alabileceğiniz bir yer yok. Cafe-bar vs tabi ki yok, bu yüzden her şey ne kadar güzel olursa olsun, biraz kendi alıştığımız şeylerin eksikliğini çekiyoruz. Mezopotamya'ya karşı rakı balık yok mesela :) Rakı balık kültürü yok aslında. Bu yüzden Hilton her yerde Hilton'dur bence. Servisinden ilgi ve alakaya ve tatlarına kadar kendimi terasa çıkıncaya kadar Mardin'de hissetmedim. Ama nasıl oluyorsa havasında mıdır nedir, bir farklılık var Mardin'in. Havayı içinize çekmenizle farklı bir atmosfere büründürüyor sizi.

 

Ve Mardin'de son durağımız Midyat.

Midyat, Mardin merkezden 60 km uzaklıkta. Aslında Mardin'in bütün ilçeleri aşağı yukarı bu uzaklıkta. Yollar bomboş ve sıkıntısız. Ama Midyat, hayal ettiğimden çok farklıydı. Yıllardır dizilerde, filmlerde gördüğümüz Midyat, meğer gördüğümüz gibi değilmiş. Daha çok çevre yolunda, iki ilin arasında, minik minik kasabalar, köyler olur ya, geçip gitmesi beş dakika sürer, o gördüğünüz kısmı da çarşısıdır. İşte tam olarak öyle bir yer. O kadar küçük değil tabi ki ama öyle bir havası var. Çarşı bir tarafta, o gördüğümüz konaklar bir tarafta. 

 

Konakların olduğu yer, bir Egeli için çok renksiz, cansız ve sadece konaktan ibaret:) 

Buralarda genelde Süryaniler yaşıyor ve Süryani şarabı meşhur. Ve gene her yerde size konakları gezdirmek isteyen çocuklar var. Aslında orada bir rehbere muhakkak ihtiyaç var. Gezmesi kolaydı fakat, arabayı parkettiğimiz yeri bulabilmek ve sonrasında yola çıkabilmek için oldukça uğraş verdim. Açıkçası benim için sıkıcı bir geziydi Midyat. Bir de çarşısını gezmelisiniz tabi ve en az bir tane telkari almalısınız. Telkari elişinden yapılan, gümüş veya altın takılar, süsler. Hemen hemen her şeyin telkarisi var. Mardin'in içinde de telkari satan bir çok yer var fakat Midyat'ın telkarinin yeri olduğu söyleniyor.

 

Merve İŞLEK 


*** Değerli Seferalem Dostları; Seferalem'in interaktif dünyasında gezinmek için sağ üst köşede bulunan "SEFERALEM-->İnteraktif" menüsü yardımıyla sitemize giriş yapabilirsiniz. 

 

*** Unutmayın; sitemize herhangi bir form doldurmadan FACEBOOK HESABINIZLA da giriş yapabilirsiniz.
 

*** Değerli Dostlar, yayınlanmasını istediğiniz gezi, gurme, hobi, kültür&sanat, spor vb. aktivitlerinize ilişkin yazılarınızı fotoğraflarınızla birlikte lütfen Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresine gönderiniz. Teşekkürler...


Sevgiyle kalın, SEFERALEM ile keşfetmenin tadını çıkarın!   
 

Okunma 1092 defa Son Düzenlenme Persembe, 21 Haziran 2012 21:02

1 yorum

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.