KENDISI SERIN, INSANLARI SICAK, MUTEVAZI BIR ULKE: BULGARISTAN

Yazan  Pazar, 01 Nisan 2012 03:00
Öğeyi Oyla
(3 oy)

2010 temmuzunun sonlarına doğru İzmir'den Haskovo'ya doğru otobüsle yola çıktım. Çoğu insan gibi ben de otobüsle yolculuk etmeyi tercih ettim çünkü otobüs fiyatları oldukça uygundu. Eğer, "Ben o kadar saat yolculuğa dayanamam." diyorsanız uçakla birkaç saatte istediğiniz yere varabilirsiniz. Haskovo'da havaalanı yok fakat turistik yerler olan Sofya, Varna, Burgas gibi  illerde havaalanı mevcut. Bulgaristan'a geliş için 216 TL vize ücreti, 40 TL otobüs bileti ücreti ve 15 TL yurtdışı çıkış harcı olmak üzere 271 TL yeterli. Tabi otobüs yerine uçakla gitmeyi tercih ederseniz kesenin ağzını biraz daha açmanız gerekecek.

 

Öncelikle şunu belirteyim. Yazım boyunca fiyatları Leva ve Stotinka cinsinden yazdım. Gittiğim sene 1 Leva=0,91 TL idi. Ayrıca Stotinka, Leva'nın %1'i anlamına geliyor. Yani bizdeki kuruş gibi. (Şu an para birimi: Euro)

 

Gayet eğlenceli geçen otobüs yolculuğum Çanakkale üzerinden geçerek Kapıkule'ye kadar  yaklaşık dokuz saat sürdü. Kapıkule'de bir saatlik bekleyişimiz oldu. Bu sırada görevliler araçları aradı ve yolcuların pasaportlarını incelediler. İşlemler bittikten sonra herhangi bir sıkıntı çıkmadan aracımız Bulgaristan'a giriş yaptı. Hava henüz aydınlanıyordu. Haskovo'ya doğru giden iki saatlik yol boyunca ilk dikkatimi çeken şey, yolların sağında ve solunda aralıksız ağaçların bulunmasıydı. Daha sonra Haskovo'dan Varna'ya giderken de aynı şeyi gördüm.  En çok da çınar  ve ıhlamur ağaçları var. Bir Bulgara sorduğumda Bulgaristan'da yolların hep böyle olduğunu söyledi. Bu beni hem şaşırttı hem de benim çok hoşuma gitti. Yol boyunca ağaçlardan başka tarlalar da var. Tarlalara ayçiçeği ekilmiş, her yer sapsarı. Meyve bahçeleri ve üzüm bağları çok fazla.

 

Nihayet, görmediğim memleketim Haskovo'ya vardım. Ertesi gün, Bulgaristan'ın güneyindeki bu şirin ilde küçük bir gezintiye çıktım. Bu ildeki insanların yaklaşık %10'unu Türkler oluşturuyormuş. Sokakta Bulgarların bile bazı Türkçe kelimeler kullandıklarına, hatta Türkçe konuştuklarına şahit oldum. İnsanlar gayet güleryüzlüydü. Sandığım gibi Türklere kötü davranma, aşağılama gibi bir durum söz konusu değildi. Aksine, kaldığım süre boyunca Haskovo'da insanların gayet kardeşçe yaşadığını, Türk-Bulgar ayrımı yapılmadığını gördüm.

 

Şehir merkezinde çokça kafe, restaurant olduğunu göreceksiniz.  Yemek ve içecek çok ucuz. Canlı müzik olan restaurantlarda dahi fiyatlar çok makul. Haskovo'da 4 porsiyon kebapçe (1 porsiyonda 3 adet kebapçe bulunuyor.) ve 4 bira karşılığında 18 Leva ödedik. Kebapçe, bizim inegöl köftenin 6-7 kat büyüklüğünde yapılmış ince uzun köfte. Danadan, domuzdan veya dana ve domuzdan yapılıyor. Yemekler her yerde tuzlu ve porsiyonlar çok büyük. Şiş kebap yiyecekseniz Türkiye'dekinin yaklaşık dört katı büyüklüğünde bir şeyle karşılacaksınız. Eğer yolunuz düşerse, mutlaka bir yerde "prensesa" yiyin. Ömrümde yediğim prensesaların en güzelini Haskovo'nun merkezinde küçük bir büfede yedim. Prensesa, Türkiye'deki ekmek dilimlerinin 4 katı büyüklüğünde bir dilim ekmeğin üzerine bol peynir, salam veya kıyma sürülerek fırına verilen Bulgaristan'ın ünlü atıştırmalığının adı. O kadar lezzetliydi ki Türkiye'ye döndükten sonra hep o büfede yediğim prensesalar geldi aklıma, tadını unutamıyorum. Annem 19 yaşında Haskovo'dan Türkiye'ye göç ederken bir tane prensesa fırını getirmiş. Evde yaptım ama istediğim gibi olmadı. Siz siz olun, Bulgaristan'a gittiyseniz prensesa yemeden dönmeyin. Prensesamı yedikten sonra şehir turuna devam ettim. Gözünüzün önüne çok modern bir şehir getirmeyin. İlk olarak Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan'ın yapı olarak daha gelişmiş bir yer olduğunu düşünebilirsiniz ama değil. Haskovo, merkezindeki parkın çevresinde oluşmuş bir şehir. Yapılar gayet basit. Biraz incelendiğinde, Türkiye'deki küçük bir ilden çok da farkı olmadığını göreceksiniz. 

 

Size biraz da burdaki trafik durumundan bahsetmek isterim. Araçlar, kaldırımdan asfalta adım attığınızda hemen durup yayalara yol veriyorlar. Hatta çoğu yerde bu yüzden trafik lambası yok. Bu ülkede beni en çok şaşırtan bu oldu. 

 

Haskovo şehir merkezinde gezeceğiniz çok fazla yer yok. Dünyadaki en büyük Meryem Ana heykeli bu ilde bulunuyor. Haskovo'ya geldiyseniz görmeniz gereken yerlerden biri burası. Anıt 2003 yılında ayinle yapılmış, 2005 yılında Guinnes Rekorlar Kitabı'na girmiş. Anıtın tepesinden tüm şehri izlemek mümkün.

 

Haskovo'da taksinin çok ucuz olması dikkatimi çekti. 5-6 kilometrelik mesafeye 1,5 Leva ödüyorsunuz. Kocaman karışık pizzalar 2,5 Leva. Haskovo'nun merkezinde bahçeli, lüks bir villanın fiyatının 15.000 Euro olduğunu öğrendiğimde şaşkınlıktan küçük dilimi  yutacaktım. Burasının gerçekten çok ucuz olduğunu düşünmeye başlamıştım.

 

Haskovo otogarının karşısında belinde tabanca olan, Bulgar milli kıyafetleri giymiş bir adamın heykeli vardı. Anneme kim olduğunu sorduğumda "Bulgaristan'ın Osmanlı'ya karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinde en çok Türk öldürmüş bir Bulgar komitacısı." cevabını aldım. Fazlasıyla garip geldi. 

 

Haskovo sokaklarının her yerinde (direklerde, duvarlarda, ilan panolarında...) üzerinde fotoğraf ve isim bulunan kağıtlar asılıydı. Bunlar ölen kişilerin resimleriymiş. Bulgarlar ölümleri böyle duyuruyorlarmış. İkinci gariplik de buydu. Sokakları ve yapıları güzel ve mütevazi olan bu şehirde bu kağıtlar eğreti duruyor.

 

Her yerde park var ve çiçeklerle dolu, tertemiz, bakımlı. Bulgarlar şair, yazar vb. sanatçılarına çok değer veriyor. Her yerde bu kişilerin heykelleri var. 

 

Her sabah önlerinde süpürge olan araçlarla yollar temizleniyor. Türkiye'dekinden farklı olan şey ise temizlik işçilerinin tamamı kadınlardan oluşuyor. 

 

Haskovo'da namaz vakti ezan sesi geldi kulağıma, şaşırdım. O anda oturduğum kafede ve çevredeki kafelerde müziğin sesi hemen kısıldı, ezandan sonra müzik tekrar yükseldi. İnsanların gayet saygılı olduğunu düşündüm.

 

Sevgiyle kalın, SEFERALEM ile keşfetmenin tadını çıkarmayı unutmayın!

 

DEVAM EDECEK...

 

Okunma 1145 defa Son Düzenlenme Persembe, 05 Temmuz 2012 22:35

Son Ekledikleri: Nilüfer Gülaç

Benzer Öğeler (etikete göre)

1 yorum

  • Yorum Linki SEVDA STOILOVA Cuma, 01 Subat 2013 20:01 yazan SEVDA STOILOVA

    meraba cok bir yerlere gitmemisin-meselya tuna boyilariki sehirler ruse ve silistra razgrad tolbihin bizim buralari turkluk-simdi burasinin yolari biraz kotu akikaten -sorursanis neden soylerim turkiede dogu var burda dion sever bg yani turkluk olduna burasina masraf olmaz o uzden burda yolar kotu ama sehirlerimiz -helede koulerimiz cok guzeldir isanlar burda guler uzludur kalpleri sijak ginede size tsk ederim yani bukadar gormusun sanarim bizleride dolasirsin turkiee selyamlar

    Raporla

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.